Kurumlar ve Karar Alma Mekanizması

Kurumlar ve Karar Alma Mekanizması

 

KURUMLAR
 
Avrupa Parlamentosu
 
Avrupa Parlamentosu (AP), 501 milyon Avrupa vatandaşının temsilcilerinden oluşur. 1979 yılından beri beş yılda bir doğrudan oyla seçilen AP üyelerinin sayısı 7’nci dönemde (2009-2014) 736’dır.
 
Üye ülkeler, AP’de nüfusları oranında sandalye sayısına sahiptirler. Ancak, AP milletvekilleri, mensubu oldukları ülkeden bağımsız olarak, AP’deki siyasi grupların içinde faaliyet gösterirler. Günümüzde AP’de 7 siyasi grubun yanı sıra herhangi bir siyasi gruba bağlı olmayan bağımsız milletvekilleri de yer almaktadır. AP Başkanı, milletvekilleri arasından, üyelerin salt çoğunluğu ile seçilir ve 2,5 yıl görev yapar. Bugün Parlamento Başkanlığını 14 Temmuz 2009’da bu göreve seçilen Polonya eski Başbakanlarından Jerzy Buzek yürütmektedir. 
 
Lizbon Antlaşması’nın yürürlüğe girmesiyle AP üyelerinin sayısı azami 751 olarak belirlenmiştir (750 parlamenter ve AP Başkanı). Yine bu Antlaşma ile bir ülkeden gelen parlamenter sayısı 96’yı geçemeyecek, 6’dan da az olamayacaktır. Üye devletlerin parlamenter sayıları nüfuslarına göre belirlenmiştir. 
 
Tüm Parlamentolar gibi AP’nin de üç temel yetkisi vardır: yasama, denetim, bütçe. Bu çerçevede AP, Komisyon’un önerilerini inceler ve Konsey ile birlikte yasama sürecine katılır (bkz. karar alma mekanizması); yönelttiği yazılı veya sözlü sorularla başta Komisyon olmak üzere tüm AB kurumlarını denetleme yetkisine sahiptir; AB’nin yıllık bütçesini onaylamak ve uygulanmasını denetlemek suretiyle Konsey ile birlikte bütçe yetkisini paylaşır. 1 Aralık 2009’da yürürlüğe giren Lizbon Antlaşması, AP’nin AB bütçesi üzerindeki yetkilerini artırmış, yasama yetkilerini neredeyse tüm alanlarda Konsey ile eşit konuma getirmiştir.
 
Olağan aylık genel kurulu, tüm AP üyelerinin katılımıyla Strazburg’da; komite toplantıları ve diğer genel kurulları Brüksel’de gerçekleştirilen AP’nin Sekreteryası Lüksemburg’dadır. Toplantıları ve tartışmaları kamuya açık olan AP’nin kararları, tutum belgeleri ve toplantı tutanakları AB Resmi Gazetesi’nde yayımlanır. 
 
Avrupa Birliği Zirvesi
 
Avrupa Birliği Zirvesi, üye ülke devlet ve hükümet başkanlarıyla Avrupa Komisyonu Başkanı’nı, AB Konseyi Başkanı’nı ve AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi’ni bir araya getirir. Toplantılara AB Zirvesi Başkanı başkanlık eder. 1974 yılından beri toplanan ve “Zirve” olarak adlandırılan söz konusu toplantılarda liderler önemli konuları tartışırlar; AB’nin orta ve uzun vadeli politikalarını belirlerler. 1992 yılında resmi statü kazanan AB Zirvesi, Lizbon Antlaşması’nın yürürlüğe girmesiyle birlikte AB’nin 7 resmi kurumundan birisi olmuştur. Avrupa Birliği Zirvesi yılda en az 4 defa toplanır. Genel olarak Brüksel’de gerçekleştirilen toplantılara Dışişleri Bakanları da katılır. Her toplantı sonunda Başkanlık Sonuç Bildirgesi yayımlanır.
 
Lizbon Antlaşması ile birlikte getirilen bir başka önemli değişiklik de üye ülkeler tarafından 2,5 yıllık bir süre için bir AB Zirvesi Başkanı’nın atanması olmuştur. Başkan, nitelikli çoğunluk ile göreve gelir ve görev süresinin bitiminde bir dönem daha bu göreve getirilebilir.
 
Belçika eski Başbakanı Herman van Rompuy 19 Kasım 2009 tarihinde AB Devlet ve Hükümet başkanları tarafından gerçekleştirilen gayriresmî zirvede AB Zirvesi’nin ilk daimi Başkanı olarak atanmıştır. Van Rompuy görevine 1 Aralık 2009’da başlamıştır ve bu görevi 31 Mayıs 2012 tarihine kadar sürdürecektir.
 
*Burada altı çizilmesi gereken önemli bir unsur da, kurum adlarını Türkçe’ye çevirirken yaşanan kavram kargaşasıdır. İngilizce’de “European Council” (Fransızca’da “Conseil européen”) olarak ifade edilen kurum AB’ye üye devletlerin devlet ve hükümet başkanlarının bir araya geldiği zirvelerdir. Bunun için kullanılabilecek doğru ifade “Avrupa Birliği Zirvesi” olabilir. Aşağıda bilgi verdiğimiz Avrupa Birliği Konseyi (ya da kısaca Konsey), “Council of European Union”ın (Fransızca’da “Conseil de l’Union européenne”) Türkçe karşılığıdır. 

AB kurumları içerisinde yer almayan, 1949 yılında kurulmuş olan, merkezi Strazburg’da olan ve Türkiye de dâhil olmak üzere 47 üyesi bulunan uluslararası örgüt ise Avrupa Konseyi’dir (Council of Europe – Conseil de l’Europe).
 
Avrupa Birliği Konseyi
 
Bakanlar Konseyi ve Konsey olarak da bilinen bu organ, Birlik içindeki ana karar alma merciidir. Her bir üye ülkenin bakanlarından oluşur. Konsey’de üye devlet çıkarları temsil edilir. Konsey Başkanı’nın girişimi veya Komisyon üyelerinin talebi üzerine gündemdeki konulara göre üye ülkelerin ilgili bakanları nezdinde toplanır. Örneğin, Bakanlar Konseyi, tarım ve balıkçılığa ilişkin konuları tartışacaksa, üye ülkelerin tarım ve balıkçılık bakanları “Tarım ve Balıkçılık Konseyi” olarak toplanır. Konsey toplantıları üye ülkelerin Daimi Temsilcilerinden oluşan Komite (Daimi Temsilciler Komitesi – Comité des Representants Permanents - COREPER) tarafından hazırlanır.
 
Toplam 10 farklı Konsey konfigürasyonu vardır:
• Genel İşler Konseyi
• Dış İlişkiler Konseyi
• Ekonomik ve Mali İşler Konseyi
• Adalet ve İçişleri Konseyi
• İstihdam, Sosyal Politika, Sağlık ve Tüketici Hakları Konseyi
• Rekabet Konseyi
• Ulaştırma, Telekomünikasyon ve Enerji Konseyi
• Tarım ve Balıkçılık Konseyi
• Çevre Konseyi
• Eğitim, Gençlik, Kültür ve Spor Konseyi
 
AB Konseyi’nde kararlar üç farklı usule göre alınır: oybirliği, oy çokluğu ve nitelikli çoğunluk. 1 Aralık 2009 tarihinde yürürlüğe giren Lizbon Antlaşması ile birlikte Konsey’deki esas oylama usulü nitelikli çoğunluk olarak düzenlenmiştir (mevcut düzenlemede karar alınabilmesi için 345 oydan 255 olumlu oy çıkması ve üyelerin yarısından fazlasının olumlu oy kullanması gerekmektedir). Ortak dış ve güvenlik politikası ve yeni üyelerin katılımı gibi konularda oybirliği aranmaya devam etse de oybirliği aranan durumlar istisnaî kalmaktadır. 
 
Lizbon Antlaşması hükümlerine paralel olarak, AB Konseyi kararlarında, 1 Kasım 2014 tarihinden itibaren “çifte çoğunluk” şartı aranacaktır. Bu çerçevede, AB kararlarında üye ülkelerin en az yüzde 55’inin oyu ve AB’nin toplam nüfusunun en az yüzde 65’ine sahip ülkelerinin oyu (ve en az 15 üyeden olumlu oy gelmesi) şart koşulacaktır. Yeni sistem, üye ülke nüfuslarının önemini artırmaktadır. Örneğin bugün, İngiltere, 345 oyun yüzde 8’ini temsil ederken yeni düzende İngiltere’nin temsil oranı yüzde 13 olacaktır.
 
AB üyesi her ülke, dönüşümlü olarak Konsey başkanlığını altı ay süresince üstlenir. Lizbon Antlaşması ile birlikte altı aylık dönem başkanlığı sistemi, üç ülkenin 18 ay süresince yürüteceği bir sisteme dönüştürülmüştür. Bu sistemin ilk kez uygulandığı dönem, 2010 Ocak – 2011 Temmuz arasındaki İspanya- Belçika- Macaristan Dönem Başkanlığı olmuştur. 
 
AB Konseyi’nin temel sorumlulukları şu şekilde özetlenebilir:
 
• Yasama (Birçok alanda bu sorumluluğu AP ile paylaşır. Bkz. karar alma mekanizması)
• Üye devletlerin genel ekonomi politikalarının koordinasyonu
• AB bütçesinin onaylanması (Bu sorumluluğu AP ile birlikte yerine getirir)
• AB ile diğer ülke(ler) veya uluslararası örgütler arasında uluslararası anlaşmalar imzalanması
• Avrupa Birliği Konseyi tarafından ortaya koyulan yönlendirici ilkelere dayanarak AB’nin ortak dış ve güvenlik politikasının geliştirilmesi
• Cezai konularda ulusal mahkemeler ve polis güçleri arasında işbirliğinin koordinasyonu
 
Avrupa Komisyonu
 
Komisyon’un dört temel görevi vardır: AP’ye ve Konsey’e yasa önerisinde bulunmak; AB politikaları ve bütçesini yönetmek ve uygulamak; Avrupa Birliği Adalet Divanı ile birlikte Avrupa mevzuatının uygulanmasını sağlamak; AB’yi uluslararası düzeyde temsil etmek (örneğin AB ve diğer ülkeler arasında anlaşmalar müzakere etmek). Bu bağlamda, yasa önerisinde bulunma Komisyon’un münhasır yetkisidir. Komisyon, üye devletlerin çıkarlarını temsil eden Konsey’in aksine, hükümetlerden bağımsızdır ve genel AB çıkarlarını korur. Bu çerçevede, Komisyon üyeleri 5 yıl sürecek görevlerine başlamadan önce tarafsızlık yemini ederler. Komisyon, icraatından AP karşısında siyasi olarak sorumludur. Bu çerçevede AP, güvensizlik önergesi vererek Birliğin yürütme organı konumunda olan Komisyon’un görevine son verme yetkisine sahiptir.
 
Avrupa Komisyonu Başkan adayı AP üyelerinin çoğunluğu tarafından seçilir. Başkan’ın AB Zirvesi tarafından, AP’de yapılan seçimler dikkate alınmak suretiyle, nitelikli çoğunlukla belirlenmesi ve AP’ye sunulması gerekmektedir. Komisyon Başkanı, AB Zirvesi tarafından nitelikli çoğunlukla atanır.
 
Üye devletlerin gösterdiği adaylar arasından Komisyon Başkanı tarafından seçilen Avrupa Komisyonu üyeleri de, AB Zirvesi tarafından AP’nin onayına sunulur. Komisyon bir heyet olarak AP’den güvenoyu aldıktan sonra AB Zirvesi tarafından nitelikli çoğunluk ile atanır. Burada altı çizilmesi gereken bir başka nokta da Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi’nin de bu heyet içinde AP’den güvenoyu alması ve Avrupa Komisyonu Başkanı’nın yardımcılarından biri olarak görev yapmasıdır.
 
Avrupa Komisyonu’nun bugünkü Başkanı José Manuel Barroso’dur. Barroso’nun Başkanı olduğu ilk Komisyon Kasım 2004’te görevi devralmıştır. II. Barroso Komisyonu olarak bilinen bugünkü Komisyon ise, 2009 yılında görevine başlamıştır ve 2014 yılına kadar bu görevi sürdürecektir. Komisyon’un bugünkü üye sayısı 27’dir (her üye devleti temsilen bir üye). Merkezi Brüksel’de olan Komisyon’un Lüksemburg’da ofisleri, tüm AB üyesi ülkelerde temsilcilikleri, dünyanın birçok başkentinde ise delegasyonları vardır.
 
 Avrupa Birliği Adalet Divanı
 
AB mevzuatının tüm üye devletlerde aynı şekilde yorumlanması ve uygulanmasını sağlamakla görevlidir. Adalet Divanı; üye devletler, AB kurumları, işletmeler ve kişiler arasındaki anlaşmazlıkların çözümlenmesi yetkisine sahiptir. Yetkisi, sadece ilgili Birlik tasarrufunun yorumlanması veya geçerliliği konusunda karar verilmesi ile sınırlıdır; ulusal anlaşmazlıklarla ilgili karar verme yetkisi yoktur. Kararları bağlayıcıdır. Divan, her üye devletten birer tane olmak üzere 27 hâkim ve 8 hukuk sözcüsünden oluşur. Hâkimler ve hukuk sözcüleri, üye devlet hükümetlerinin mutabakatı ile altı yıl için atanırlar ve yeniden atanmaları da mümkündür. 
 
ABAD, Adalet Divanı, Genel Mahkeme ve uzmanlık mahkemeleri olmak üzere üçlü bir yapıdan oluşur. 
 
Sayıştay
 
1975 yılında kurulmuştur ve merkezi Lüksemburg’dadır. Her bir üye ülkeden Konsey tarafından 6 yıl için atanan toplam 27 üyeden oluşur; üyeler, Konsey tarafından AP’ye danışıldıktan sonra tayin edilir. Sayıştay’ın temel görevi, AB bütçesinin doğru bir şekilde kullanılmasını sağlamaktır. Bu görevi yerine getirirken AB gelirleri veya harcamalarını idare eden her türlü kurumun kayıtlarını inceleyebilir; gerektiğinde yerinde denetleme yapabilir. Ayrıca her yıl bir önceki mali yıla ilişkin bir rapor hazırlar ve bunu AP’ye ve Konsey’e sunar. Bu yıllık rapor, AP’nin, Komisyon’un bütçeyi idaresini onaylayıp onaylamamasında önemli bir rol oynar. Sayıştay, bunların yanı sıra, AB mali tüzükleri kabul edilmeden önce görüş bildirir. 
 
Avrupa Merkez Bankası (AMB)
 
Maastricht Antlaşması’na dayanılarak 1998 yılında Almanya’nın Frankfurt şehrinde kurulmuştur. Avrupa’nın tek para birimi olan Avro’nun idaresinden (kambiyo işlemlerinin yürütülmesi ve ödemeler sisteminin aksamadan çalışmasının sağlanması), AB ülkelerindeki fiyat istikrarının korunmasından ve AB’nin ekonomi ve para politikasının oluşturulması ve uygulanmasından sorumludur. AMB, bu görevini yerine getirirken tüm AB üyesi ülkeleri kapsayan Avrupa Merkez Bankaları Sistemi ile birlikte çalışır ve Avro sisteminin karar alma organlarının kararlarını uygular. AMB, faaliyetlerini tam bir bağımsızlık içinde sürdürür. Diğer hiçbir kurum, Avro Sistemi’ne dâhil merkez bankalarına veya karar alma organlarına talimat veremez.
 
Diğer kurumlar ve organlar
 
Ekonomik ve Sosyal Komite- Başta işverenler, sendikalar, çiftçiler, tüketiciler ve diğer çıkar grupları olmak üzere sivil toplumun görüşlerini temsil eden ve çıkarlarını koruyan bir danışma organıdır ve AB karar alma sürecinin ayrılmaz parçasıdır. Ekonomik ve sosyal politika alanında karar alınırken danışılması gereken Komite, önemli gördüğü konularda kendi inisiyatifiyle de görüş bildirebilir. Ekonomik ve Sosyal Komite, üye devletler tarafından 4 yıl için atanan 344 üyeden oluşur. Komite üyeleri, 5 yıllık süre için üye devletler tarafından gösterilen adaylar arasından, Konsey tarafından atanırlar ve görev süreleri yenilenebilir.
 
Bölgeler Komitesi- Ekonomik ve Sosyal Komite ile benzer şekilde bir danışma organı olan Bölgeler Komitesi, AB karar alma sürecinde bölgesel ve yerel görüşlerin dikkate alınmasını sağlar. Bölgesel politika, çevre, eğitim, gençlik, ulaştırma gibi yerel ve bölgesel yönetimleri ilgilendiren konularda karar alınırken Bölgeler Komitesi’ne danışılması gerekmektedir. Komite ayrıca bu alanlarda kendi inisiyatifi doğrultusunda görüş bildirebilir. 1994 yılında Maastricht Antlaşması ile oluşturulan Bölgeler Komitesi, üye ülkelerin tavsiyeleri doğrultusunda Konsey tarafından 4 yıl için atanan 344 bölgesel ve yerel yetkiliden (bölgesel başkanlar, bölgesel parlamenterler, belediye meclis üyeleri, belediye başkanları vb.) oluşur.
 
Avrupa Yatırım Bankası (AYB)- AB’nin dengeli büyümesine katkıda bulunacak yatırım projeleri için kredi sağlayan Birliğin özerk ve kar amacı gütmeyen finans kuruluşudur. AYB’nin öncelikli hedefi, AB’nin dengeli bir şekilde gelişmesine katkıda bulunmaktır. Bunun yanı sıra, Trans-Avrupa ulaştırma ve telekomünikasyon ağlarının geliştirilmesine, çevrenin korunmasına, enerji kaynaklarının sürdürülebilirliğinin sağlanmasına ve Avrupa sanayinin uluslararası düzeyde rekabet gücünün artırılmasına yönelik finansman kredisinin sağlanması da AYB’nin görevleri arasında yer almaktadır. AYB, AB içerisinde ekonomik açıdan geri kalmış bölgelerin kalkınması amaçlı projelerin yanı sıra Akdeniz, Afrika, Karayip ve Pasifik, Latin Amerika ve Asya ülkelerindeki projeleri destekler. Mali piyasalardan borçlanılarak ve bankanın hissedarı olan AB üyesi ülkelerin ekonomik büyüklükleri oranında yaptığı sermaye katkısıyla finanse edilen AYB’nin merkezi Lüksemburg’dadır. AYB, 1994 yılında Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelere (KOBİ) yönelik yatırımları desteklemek amacıyla kurulan Avrupa Yatırım Fonu’nun ana hissedarıdır. 
 
Ombudsman- Ombudsmanlık görevi Maastricht Antlaşması ile oluşturulmuştur. AB vatandaşları, iş dünyası ve kurumları veya herhangi bir AB ülkesinde ikamet eden gerçek kişiler ile AB’de kayıtlı olan tüzel kişilerin AB kurumları (Avrupa Birliği Adalet Divanı ve Avrupa İlk Derece Mahkemesi hariç) hakkındaki şikâyetlerini soruşturur. Ombudsman, AP tarafından 5 yıl için seçilir. Ombudsmanın bağımsızlığı Antlaşmalarla güvence altına alınmıştır. Ombudsman re’sen soruşturma başlatabileceği gibi, doğrudan veya bir AP üyesi aracılığıyla kendisine iletilecek şikâyetleri de inceleyebilir. 1 Nisan 2003 tarihinde AP tarafından bu göreve seçilen Nikiforos Diamandouros 2010’daki seçimlerde yeniden ombudsmanlığa seçilmiştir. 
 
Bu kurum ve organların dışında bazı teknik, bilimsel ve idari konularla ilgili olarak ajanslar (Avrupa Çevre Ajansı, Europol, Eurojust vb.) da mevcuttur.
 
KARAR ALMA MEKANİZMASI (YASAMA SÜRECİ)
 
Avrupa Birliği içerisinde yasama faaliyeti AB’nin üç kurumu Avrupa Komisyonu, Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi’nin işbirliğiyle gerçekleştirilir. AB’deki temel karar alma faaliyeti, “olağan yasama usulü” olarak da bilinen “ortak karar alma” (codecision) mekanizmasıdır. Olağan yasama usulünün en önemli özelliği, bu mekanizmada, bugüne kadar yapılan AB Antlaşmalarında yetkisi sürekli artırılan, üyeleri halk tarafından seçilen AP’ye, Konsey ile ortaklaşa karar verme ve veto yetkisi tanınmış olmasıdır. 2009 Aralık ayında yürürlüğe giren Lizbon Antlaşması ile ortak karar alma usulü ile yasama yapılabilecek alanlar genişletilmiştir. 
 
AB bünyesinde yasama teklifi Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanır. Komisyon tarafından hazırlanan taslaklarda getirilmek istenen yeni düzenlemelerin ekonomik, sosyal ve çevresel alanda ne gibi etkileri olabileceği değerlendirilir. Komisyon ayrıca yasa tekliflerini hazırlarken yerel otoriteler, sivil toplum kuruluşları, sanayi temsilcileri gibi ilgili taraflarla da istişare içinde bulunur. Organizasyonlar ve AB vatandaşları da bu danışma sürecine katılabilirler. “Avrupa Vatandaş Girişimi” (European citizens’ initiative) adı verilen düzenleme Lizbon Antlaşması ile müktesebat içerisindeki yerini almıştır. 15 Şubat 2011 tarihli Tüzük ile genel çerçevesi belirlenen bu girişim 1 Nisan 2012 itibariyle geçerli olabilecektir. AB’nin demokratikleşmesi adına önemli bir adım olarak görülen vatandaş girişimi AB’ye üye ülkeler içerisinde, AB’ye üye devletlerin en az dörtte birinden olmak kaydıyla, 1 milyon Avrupa vatandaşının imzasının Avrupa Komisyonu’nu yasal düzenlemelere ilişkin harekete geçirebilmesini öngörmektedir
 
Yasama, Avrupa Komisyonu ile AB Konseyi’nin mutabakatı ile sağlanır. AP yasama teklifinde değişiklikler isteyebilir.
 
 
Ulusal parlamentolar da, AB seviyesinde değil de ulusal seviyede bir düzenleme getirmenin daha yararlı olduğu düşüncesini taşırlarsa yasama sürecinde bu çekincelerini belirtebilirler. 
 
Lizbon Antlaşması, ulusal parlamentoların Birliğin iyi işleyişine katkıda bulunacağını ifade etmekte ve bu aktörlerin AB karar alma süreçlerine yakınlaştırılması için yeni hükümler getirdi. Bu bağlamda öncelikle, ulusal parlamentoların AB kurumlarının işlemleri hakkında bilgilendirilmesi düzenleniyor. Nice Antlaşması uyarınca Komisyon tarafından gayrı resmi bir şekilde yapılmakta olan bilgilendirme sürecinin yeni Antlaşma hükümleri doğrultusunda şu şekilde işlemesi öngörülüyor:
 
• Komisyon danışma belgeleri (yeşil ve beyaz kitaplar, tebliğler) yayımlanmalarını takiben doğrudan Komisyon tarafından ulusal parlamentolara iletilir. Komisyon ayrıca, yıllık yasama programının yanı sıra diğer yasama planlaması ve politika araçlarını da Avrupa Parlamentosu ve Konsey ile aynı zamanda ulusal parlamentolara sunar.
• Avrupa Parlamentosu ve Konsey’e gönderilen taslak yasama belgeleri ulusal parlamentolara iletilir.
• Komisyon’dan kaynaklanan taslak yasama kararları, Avrupa Parlamentosu ve Konsey ile aynı zamanda ulusal parlamentolara doğrudan Komisyon tarafından iletilir.
• Avrupa Parlamentosu’ndan kaynaklanan taslak yasama kararları ulusal parlamentolara doğrudan Avrupa Parlamentosu tarafından iletilir.
• Bir grup üye devlet, Adalet Divanı, Avrupa Merkez Bankası veya Avrupa Yatırım Bankası’ndan kaynaklanan taslak yasama kararları ulusal Parlamentolara doğrudan Konsey tarafından iletilir.
• Sayıştay, yıllık raporunu Avrupa Parlamentosu ve Konsey ile aynı zamanda, bilgi amacıyla, ulusal parlamentolara iletir.
• Konsey gündemleri ve Konsey’in taslak yasama karar hakkında görüştüğü toplantı notları dahil olmak üzere tüm toplantı çıktıları, üye devlet hükümetleri ile aynı zamanda ulusal parlamentolara doğrudan iletilir.
 
Olağan yasama usulü dışındaki yasama faaliyeti özel yasama usulleri olarak bilinir ve temel olarak iki başlık altında toplanabilir: Danışma usulü ve onay usulü. Danışma usulüne ilişkin söylenmesi gereken en önemli nokta AP’nin görüş bildirme hakkıdır. Bununla birlikte, bu görüşün bir bağlayıcılığı yoktur; bir başka deyişle AB Konseyi AP’nin görüşünü aldıktan sonra, bu görüşe paralel olmayan bir şekilde de yasama sürecini sonuçlandırabilir. Onay usulünde AP’nin Avrupa Komisyonu’nun önerisine ya da AB’nin taraf olacağı bir anlaşmaya onay vermesi halinde bu AB Konseyi tarafından kabul edilebilir veya ilgili anlaşma Konsey tarafından imzalanabilir. Birliğin taraf olacağı pek çok uluslararası anlaşma ve katılım antlaşmaları muvafakat usulüne tabidir. Bu iki yöntem istisnai prosedürlerdir.
 

 

 



«  önceki  Sayfa:  1  sonraki  »

 
 
İLETİŞİM | ANA SAYFA | ENGLISH © 2017 İKV Bütün Hakları Saklıdır.
Designed by: OrBiT